|
BEYAMCA, DELİKANLI VE SAVCI
Sen, gazetesini koltuğuna sıkıştırmış, çay bahçesi garsonuna kahvesini söyleyip, Her sabah yeniden tazelediği kurumuyla sandalyesine çöreklenen amca… Sen! Sen, yanakları al al olmuş taze delikanlı, sen, Gününden, dününden, geleceğinden bihaber, çökertildiğin TV koltuğunda esneyen ve pinekleyen sen! Bak bakalım bey amca, ne yapmış cumhuriyetin savcısı? Anla bakalım delikanlı, nece konuşuyor bu baş savcı?.. Allah Ekber’dir bey amca! Yoktur kimsenin diyeceği… Ama tekne küçüktür, delikanlı… Misak-ı Milli… Lozan, Ve filan! Dünya’yı haberlerden izlemeyi bırak amcaların beyi, Geleceğine geçir pençeni… Be-Heeey, delikanlı! Anlıyor musun? Geleceğini, geçmişini düzüyorlar gününe… Gör ve anla delikanlı, Anlat be bey amca bu delinin kanlısına hayatı… Oturup, pinekleyeceğine çay bahçelerinde, yaşa hayatı Ve sahip ol ona. Yoksa, Yoksa harap hayatınızın sonu, Bey beyamca-delikanlı…
|
||||||||||||||||||